http://www.haber2000.com/
http://www.haber2000.com/
» MERAL AKŞENER'den, HÜKUMETE FÜZELER : "BU ÇILGINLIKTAN VAZ GEÇİN. SİZLERİN LALE DEVRİ BAŞLADI AMA VATANDAŞIN EKMEĞİ AZALDI"

MERAL AKŞENER'den, HÜKUMETE FÜZELER : "BU ÇILGINLIKTAN VAZ GEÇİN. SİZLERİN LALE DEVRİ BAŞLADI AMA VATANDAŞIN EKMEĞİ AZALDI"

Saat 10.00’da başlayan kongrede meral Akşener ile ilgili kısa film gösterildi ve “Sen sona yaklaşırken ben daha yeni başlıyorum” mesajı verildi. Kurultay'da tek başkan adayı olan Meral Akşener yeniden başkan seçilecek. 80 üyeli genel idare kurulu ve 11 merkez disiplin kurulu üyesi de belirlenecek. Kurultayda Akşener'e blok liste için tam yetki verildi. Seçimde bin 124 delegenin imza kullanması bekleniyor. Ardından Meral Akşener alkışlarla salona giriş yaptı. Akşener’i partililer sloganlarla karşıladı. ‘Abla nerede biz oradayız' sloganı dikkat çekti.
Paylas
MERAL AKŞENER'den, HÜKUMETE FÜZELER :
http://www.enameha.com/
Siyaset - 12 Ağustos 2018, Pazar 12:27:42
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"ONLARIN HEVESLERİNİ KURSAKLARINDA BIRAKMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR"

 

Kurultay divan başkanı Adana Milletvekili İsmail Koncuk seçildi.

 

Meral Akşener'in açıklamaları şöyle,

 

Sayın Divan Başkan ve üyeleri, kıymetli delege arkadaşlarım, saygıdeğer büyüklerim, milletvekili arkadaşlarım, çok değerli başkanlarım, değerli yabancı misyon , siyasi partilerin ve Türk basınının mümtaz temsilcileri, gönlü iyi, niyeti iyi değerli dostlarım hepiniz hoş geldiniz.

 

Kurultayımıza, toyumuza hoş geldiniz.

 

Türk Milleti'nin umut ışıkları, hoşgeldiniz..Yolları kesildikçe büyüyenler, hoşgeldiniz..

Peygamber efendimizin yolunun yolcuları..Hazreti Ömer'in adaletini rehber edenler..

Alparslan gibi kapılar açanlar..Fatih gibi gönül fethedenler..Mustafa Kemal gibi çağı okuyabilenler..

Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman olabilenler, hoşgeldiniz..

 

Hoş geldiniz ve emin olun ki Türkiye'ye, Türk siyasetine iyi geldiniz.

İYİ geldik evet… Onca badire atlattık, bin bir yalana, iftiraya, hileye, desiseye göğüs gererek geldik.

Devletin devasa imkanlarıyla karşımıza dikilenlerin duvarlarını yıkarak geldik..

Kurulan tuzaklara düşmemek için, her adımımızı hesaplayarak geldik..

Bugün, Meclis'te grubu, her ilde her ilçede teşkilatı, binlerce üyesi, gönüllüsü, hasılı, Türk siyasetinde söyleyecek sözü ve gücü olan bir partiyiz.

Bugün sözümüz var..Ama dün, susma orucu tutan Meryem gibiydik…

 

"İYİ PARTİ SESİ KISILAN, SÖZÜ KESİLEN, İFTİRA ATILANLARIN PARTİSİDİR"

 

İYİ Parti'den önce;

Konuşursak sesimiz kısılırdı. Talep edersek, iftira atılırdı. Dur dersek tehdit ederler, git dersek kovarlar,söz söyleyecek olsak, üzerimize çullanırlardı…

O uzun suskunlukta bir bebek büyüttük. İşte o bebeğin artık konuşma vakti gelmiştir..

Bu memleketin namuslu, dürüst çocukları olduğumuza şahitlik etme vakti gelmiştir.

İYİ Parti, sesi kısılan, sözü kesilen, iftiraya uğrayanların partisidir..

İYİ Parti, memleketi avucuna alan ehliyetsizliğe, terbiyesizliğe, yozlaşmaya karşı kalbiyle buğzedip Allah'a sığınanların partisidir.

 

"UNUTMAYACAĞIZ..."

 

Bugün buradayız.Milletin Meclisi'ndeki sayımız belli..

Ama yarın, evet yarın mutlaka, iktidarda olacağız. Fakat o gün bir şeyi asla yapmayacağız;

Nereden ve nasıl geldiğimizi unutmayacağız !

Bir zamanlar, iyi niyetimize, vatan sevgimize, yüksek ahlakımız ve hasletlerimize rağmen, nasıl zulme uğradığımızı unutmayacağız !

O gün de, bir zaman nasıl zayıf düşürüldüğümüzü, yokluklar içinde bir araya gelip, kardeşliğe, yoldaşlığa sığınarak, nasıl ayakta kaldığımızı unutmayacağız !

 

Allah'ın izni, milletimizin teveccühüyle, o gün geldiğinde; Memleketin evlatlarının, şehirleri zapteden militanlarca, üniversitelerde nasıl güpegündüz öldürüldüğünü unutmayacağız !

Çözüm süreci denen o lanetli günlerde mağdur olan, yaşam ve eğitim hakkı gasp edilen gençlerimizi unutmayacağız!

 

Vaktiyle iktidarla kol kola pozlar veren, cemaat görünümlü terör örgütünün elemanları soru çalarken, adamını bulur atanırken; boğazından kesip okuttuğu çocuklarının geleceği çalınan annelerin, babaların uykusuz gecelerini unutmayacağız !

 

Talebini dile getirdi diye görevinden atılan, ekmeğiyle oynanan kardeşlerimizi unutmayacağız!

 

Sırf bize oy veriyor, destek veriyor diye standı basılan, şiddete maruz kalan gönüllülerimizi unutmayacağız!

 

Biz, şu 16 yılın ezdiği, sindirdiği, kul köle etmek için uğraştığı milyonların sesiyiz.Omzumuzdaki vebal büyüktür. Hakkı yenenin, kanı dökülenin, canı alınanın temsilcisiyiz. Attığımız her adımda, yaptığımız her faaliyette, gözü yaşlı bir anayı, hayalleri çalınmış bir genci, ekmeğiyle oynanmış bir babayı hatırlayacağız..

 

Aklımızda hep, helalin resmi olan alın terinin, efkarla uzaklara dalan bir çift mahzun gözün sureti olacak..

Bileceğiz ki, onları unutmamak, boynumuzun borcudur.Nereden geldiğimizi unutmamak, boynumuzun borcudur…

 

Hep bileceğiz ama,nereden geldiğimizi gelin bir kez de burada hatırlayalım, hatırlatalım..Henüz 10 ay önce, Türkiye'de "yeni parti" tartışmaları yaşanırken bir şeyi idrak etmiştik;

 

Türkiye'de bir siyasi partiler enflasyonu varken, tartışılması gereken "yeni bir parti" değildi.

Türkiye'nin,yeni bir siyasi partiye değil, İYİ bir partiye ihtiyacı vardı…

Çok şükür ki, onu da biz kurduk!

Peki ne oldu?

Bakın ne diyor Cenap Şahabettin;

"Muvaffakiyet en müessir leke sabunudur"

İyi Parti ve gönüldaşlarımız, 10 aydır, asılsız isnatlarla, haksız tenkitlerle mücadele ediyor..

Bugün geldiğimiz nokta ve başardıklarımız, ne kadar iyi, ne kadar güçlü bir iş yaptığımızın kanıtıdır.

Bu bakımdan bir kez daha söylemek lazım; İyi ki bir araya geldik, iyi ki biriz, birlikteyiz, iyiyiz.

 

"İYİ PARTİ MİLLETİN İSTİKBALİ İÇİN KURULDU"

 

Değerli arkadaşlarım;

İyi Parti, bir kişiye, bir zümreye, bir kuruluşa, bir başka partiye karşıt olarak değil;Adalete, eşitliğe, hakkaniyete, huzura, refaha taraf olarak kuruldu. Bu parti, birilerine ikbal sağlamak amacıyla değil, falanca gruba iltimas aramak amacıyla da değil,memleketin ikbali, milletin istikbali için kuruldu.

 

Bu parti ismi ile müsemma, iyilik için, doğruluk için, adalet için kuruldu. "Ağaca yaslanma kurur, insana yaslanma ölür" sözünün bilincindeyiz.

Buradan hatırlatmak istiyorum; Bu parti, bir iyiler hareketidir..Ve, kimseyle baki değildir! Beşer fani, fikirler bakidir.Bu yüzden, herkesin adaletinden emin olduğu güne kadar, bu birliktelik sürecektir.

Dünden bugüne, el ovuşturup pusuya yatanlar bilsinler ki; Kötü ile mücadele devam ettikçe, iyilik hareketi de, var olacaktır..

Siz İYİ insanlara kardeşlerime hatırımdır; "Baki bir iş yapmak istiyorsanız, faniye bel bağlamayın!" Adalete, iyiliğe, doğruluğa sıkı sıkıya sarılın. O vakit mutluluğa, ülkümüze, hedeflerimize varacağız.

 

Biz Türkiye'ye, adalete, iyiliğe, doğruluğa, gönül verdik.Ne diyordu Abdürrahim Karakoç?

Bu ülkü candadır, sokakta yatmaz. Güneştir, bir doğdu, bir daha batmaz.

Menfaat uğruna kimseyi satmaz.Bir güzel ülküdür, gönül verdiğim.

Şiddeti, kavgası, kanı olmayan.İçinde öfkesi, kini olmayan.

Sonsuza uzanan, sonu olmayan.Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.

 

Sevgili İYİ Partililer, biliyorsunuz, yola çıkarken bir iddia koyduk ortaya. 'Başaracağız' dedik. 'Başaracağız, başaracağız, başaracağız' dedik.

Bunu derken, bir yerlerden zafer garantisi almış değildik. Bir yerlere sırtımızı dayamış değildik.

Kimseye, zafer garantisi falan da vermedik.Mesele inanmaksa, mesele iddialı olmaksa, işte yine söylüyorum:

Başaracağız, başaracağız, başaracağız!

Evet bir iddia koyduk ortaya, seçimlere öyle girdik.Meclise girmiş olan bütün partiler oy kaybettikleri halde, kendilerini başarılı ilan ettiler…

 

"GEL DEDİNİZ GELDİM"

 

Biz ise,50 yıllık partiler kadar oy almamıza rağmen, iddiamızla sınanmayı esas aldık, sorumluluğu üstlenerek çekildik.

Meşhur sözdür, bilirsiniz: "Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler."

'Kendi partimde ihtilaf konusu olmaktansa, noktayı koyarım' dedim.

'Fitneye sebep olmaktansa, örter kapımı otururum' dedim.

'Çekildim, İzzet ü ikbal ile bab-ı siyasetten' dedim.

 

Türkiye'ye yakıştırdığımız demokrasi anlayışımız da,şahsi prensiplerim de bunu gerektiriyordu.Allah şahittir ki, meselenin altı da budur, üstü de budur. Önü de budur, ardı da budur.O andan sonra ise içinde yer almadığım ve asla müdahil olmadığım bir süreç yaşandı. İYİ PARTİ camiası, kararımın hilafına ortaya bir irade koydu, ısrarcı oldu.

 

Veda niyetine 'ben sizi çok sevdim be' demiştim. Bu sözümü alıp, elimi ayağımı bağlayan bir hamleye çevirdiniz: 'Biz de seni çok sevdik be' dediniz. Kararınıza teslim oldum. Görev, töre gereğidir.. Töre konuştu, Han sustu.İradenize boyun eğdim. 'GEL' dediniz, geldim.

 

Bilinsin isterim ki; Aklımızı karartacak hırslarımız yok bizim. Kariyer planlamasıyla, siyaset yapmıyoruz.

'Kazanmak için gerekirse papaz cüppesi giyerim' diyenlerden de değiliz. Dik dururuz, düz yürürüz, hak söyleriz. Zira biliriz ki, bir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir!

 

"NEREDE KALMIŞTIK?"

 

Ne kazanınca vicdanımızı kaybederiz, ne de kaybedince vakarımızı.Kuralsızlığını bilerek girdiğimiz bir yarışın sonunda, mızmızlanmayız. Dedikoducunun dedikodusundan, yılmayız. Her ne olacaksak, adam gibi oluruz. Olmayacaksak da olmayız.

 

Kişi karşısındakini kendisi gibi bilirmiş.Hayatı yalan-dolanla, sahtekarlıkla, dalavereyle geçmiş olanların,bunu anlamasını beklemiyoruz. Yanardönerlerin, her kilide girip, her kapıyı açan, siyaset maymuncuklarının,bunu anlamasını beklemiyoruz.Menfaatperestler, yağmur nereye yağarsa, tarlayı oraya çekenler, İYİ Parti'nin feragatini, diğerkâmlığını elbette anlayamaz.

 

Öyle derin sev ki,seni öldürmeye gelen bile, sende dirilsin' diyor şair. İYİ PARTİ, işte o derin sevginin, örgütlü halidir.

Bütün bu yaşadıklarımız, aynı zamanda bir demokrasi dersidir. Bir katılımcılık örneğidir.

 

Değerli yol arkadaşlarım, kul bazen bir şeye niyet ederek, adım atar,ama Cenab-ı Hak o adımı bir başka şeye sebep kılar. 'Kaza her feyzini, her lütfunu, bir vakt için saklar.' Hakkımızda ne hayırlıysa, Rabbim onu nasip etsin. Rabbim, beni size karşı mahcup etmesin. Allah, eksikliğinizi göstermesin. Şimdi sizlere soruyorum;

 

Eteğinde taş kalmış olan var mı? 'Şunu da söyleseydim' diye, içinde ukde kalmış olan var mı? Tekrar soruyorum;Var mı? Öyleyse, Nerde kalmıştık? Şimdi yeniden Bismillah diyor muyuz?Öyleyse;DAHA YENİ BAŞLIYORMUYUZ? Haydi, Bismillah!

 

"BU MEMLEKET BABASININ YAHUT KAYINBABASININ MALI DEĞİLDİR"

 

Sevgili yol arkadaşlarım;

'Sizlere kolay bir başarı vadetmiyorum.Sabaha iktidar umanlar, bizimle yola çıkmasın. Yolumuz uzun ve çetin.Bu yolda karşınıza menfaat teklifleri, tehditler ve daha bir yığın engel çıkacak.Bu çetin fakat kutlu yolu, yufka yüreklilerle, korkaklarla, hesapçılarla yürüyemeyiz. Cesur olanlar, kuvvetli olanlar, gerçekten inananlar katılsın kafilemize.Biliniz ki, varlığımız çok anlamlıdır.. Ve bunu daha da anlamlı kılacak olan, gerçeği görüyor olmamızdır..

 

Şöyle bir bakın; 5000 yıllık Türk Devlet geleneğinin, arsız doymaz bir parti aparatına dönüştürülmesi, varlığımızı anlamlı kılmak için, yeterli değil mi? 1300 yıl önce, Orhun'da milletine hesap verebilen bir kağanımız vardı. Bozkırdan Anadolu'ya geldik. Doğuyu batıyı sentezleyen bir yüksek medeniyet inşa ettik.Yalnız doğuda değil, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu cumhuriyet, bütün dünyada birçok alanda öncü oldu.Kadın haklarından eğitime, güçler ayrılığından düzenli seçimlere.Şimdi bu koskoca medeniyeti, devlet birikimini, ilkel kabilelerin yönetim anlayışına, onun şefinin heveslerine mi kurban edeceğiz?

 

Yarın, ruz-u mahşerde karşılaştığımızda,toprağımızı kanıyla sulayanlar, mukaddesatımızı, hürriyetimizi müdafaa için, canlarını verenler, biz bu yurtta özgür, şerefli, mutlu yaşayalım diye, hayatını vakfedenler, yüzümüze tükürmezler mi? Bir milletin kaderi, bir adamın heveslerine, iki dudağından çıkacak keyfi kararlara ve onun dalkavuklarına terk edilemez.

 

Bu bereketli topraklarda çok şey yetişir evet; ama, en iyi de insan yetişir insan!

Yetişmiş milyonlarımız, o milyonların, onları yetiştiren memlekete katacakları varken; bir adamın ve yakınlarının keyfi olsun diye, bahtımız, onlara emanet edilemez.

Bu memleket hepimizindir..Bu memleket, kimsenin babasının, yahut kayınbabasının malı, tepe tepe kullanacağı arpalığı değildir.

 

"İYİ PARTİ SİYASİ TABLOYU DEĞİŞTİRMİŞTİR"

 

Değerli arkadaşlarım, emir komuta ile sevk ve idare edilen bir yapının, Türk siyasetini dönüştürmesinin mümkün olmadığının, bilincindeyiz. Türkiye'de uygulanmasına ve yerleşmesine karşı çıktığımız 'tek adam' modelini partimizde de uygulamıyoruz, uygulamayacağız. Partimizde, insan çok, Allah'a çok şükür.Yılgınlığa, yorgunluğa mahal yok.

 

İYİ PARTİ, Ak Parti ve CHP'nin bir kumpas ağzı gibi konumlandığı, yanlarına da her işe yarayan, İsviçre çakısı rolündeki, MHP'nin iliştirildiği siyasi tabloyu değiştirmiştir. Türkiye, memleketi beslemek yerine, türlü oyunlarla birbirlerini besleyen, siyaset erbabı yüzünden, bu günlere geldi.

 

İYİ Parti; Siyaseti ve milleti iki kamp arasında sıkıştırmış bir toplum mühendisliğine nokta koymak için, yola çıktı.Karşıt- mış gibi yapan, ama birbirinden beslenen iki yolun dışında, doğru-temiz ve haklı bir üçüncü yol olarak, sahne aldı. Türk siyaseti, İYİ Parti'yle derinlik, yükseklik kazandı..

 

Kazananı baştan belli olan, kamplar çatışması şeklindeki seçim düzeni, artık işlemeyecektir.

 

'Birini döverek, birini severek büyüttükleri' iki tarafa da,milleti dert etmek yerine, varlık ve koltuklarını korumak için,kimlik tokuşturma konforunu yaşatan, bu kamplaşmaya son vereceğiz.Gönüller arasına, yeni çeperler örmeyeceğiz. İYİ Parti'nin sağdan soldan preslenerek, yeni bir çepere dönüştürülmesine, izin vermeyeceğiz. Mevzi kazanmak için, bir sağımıza, bir solumuza, omuz atacak ya da omuz verecek değiliz.İYİ Parti'nin Türkiye sevdası, bulunduğu yeri, bir çekim merkezine dönüştürecek kadar, derindir. '81 milyonun birliği' şuuruyla, siyasette yeni bir dil kuracağız, yeni bir yol açacağız.

 

"İYİ PARTİ EMANET KABULCÜSÜ DEĞİLDİR"

 

16 yıldır, 'kırk katır mı kırk satır mı' tercihine zorlanan milletimiz, İYİ PARTİ ile nefes almıştır.

 

Bu konumuyla, İYİ PARTİ, siyasi hayatın yaşam odasıdır .İYİ Parti gelince, kendini vazgeçilmez, yıkılmaz, yenilmez zanneden iktidar, stepneye muhtaç hale gelmiştir.İYİ Parti gelince, iktidarla dalaşmaktan başka politikası olmayanlar,sadece bu kısır kavgadan beslenenler,kendini vazgeçilmez, iktidara karşı tek ve kale zannedenler, silkelenmek zorunda kalmıştır..İYİ PARTİ ile, siyaset yeniden başlamıştır.

 

Her türlü engelleme çabasına, imha gayretine rağmen, İYİ PARTİ, ayağını sağlam basıp, dimdik duracağı bir alan kazanmıştır. Sorumluluğumuzu, yükümlülüğümüzü arttıran %10 oy, İYİ Parti'nin sıçrama tahtasıdır. Biz, kınayanların kınamasına aldırmadan, siyaset yapacağız. Neye inanıyorsak, onu söyleyeceğiz. Doğru bildiğimiz ne varsa, sonuna kadar savunacağız. Yanlış saydığımız ne varsa, eğilip bükülmeden, karşısında duracağız.İçten dıştan hiza almayacak, yalnızca büyük Türk Milletiyle hizalanacağız.

 

"BUGÜN KASILA KASILA OTURDUKLARI 'SARAY YANCILIĞI' KOLTUĞUNDA DÜN..."

 

İYİ Parti, bir aktarma istasyonu değildir. İYİ Parti, emanet kabulcüsü hiç değildir.Bir hışımla evden kaçıp, sonra da köşe başından kapıyı gözleyen, pişmanlar değiliz.Birileri kendi hayal dünyalarında, bizi imtihan ediyormuş.

 

O birilerinin kimler olduğunu, gayet iyi biliyorsunuz;Kimin imtihan edildiğini ve saray muhafızlığına, hem de kadrolu yazıldığını, biliyoruz. Bugün, kasıla kasıla oturdukları 'saray yancılığı koltuğunda', dün apo'nun, FETÖ'nun oturduğunu da biliyoruz!

 

Bunlar öyle insanlar ki; Uzattığın eli dahi, bir gün sonra fitneye dönüştürmeye kalkacak kadar, izansızlar..'İlkeye sadakatin olmadığı yerde, kişiye itaat olmaz' düsturuyla, duruşumuzu kimselere, meze ettirmeyiz!

 

İYİ Parti'nin varlık gerekçesi, birilerinin yaptıkları ya da yapmadıkları değildir..İYİ Parti'nin varlık gerekçesi, Türk'e ve Türkiye'ye dair hissettikleridir. Durduğumuz yeri göstermek için, birilerinin pozisyonuna atıf yapmaya gerek duymuyoruz.

 

Milletin git dediği yere gideriz, ol dediği yerde oluruz, dur dediği yerde de dururuz. İYİ Parti, kalbi ve hasbi siyaset yapar.Propaganda uğruna hakikati ters yüz etmez. Yalana, tenezzül etmez. Zulme, gerdan kırmaz. Korkuya, boyun eğmez. İftirayla gerilemez. İYİ Parti, Türk Milletinin vicdanıdır, sonuç gözetmeden de hep öyle kalacaktır.

 

"CUMHURİYETİMİZİN SİYASETE AZIK EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"

 

Biz, bugüne kadar duyulmamış bir söz söylemek peşinde değiliz.Kimsenin aklına gelmeyenler, bizim aklımıza geliyor değil. Şapkadan, tavşan çıkarmayacağız. Sihirli değneğimiz de yok.Ama, kalpten söylenen her sözün, tesir edeceğini biliyoruz. Dert edinerek yapılan her eleştirinin, karşılık bulacağını biliyoruz. İnanarak atılan her adımın, sonuç alacağını biliyoruz.

 

Selim kalpler ülkeye baktığında ne görüyorsa, onu söylüyoruz.Selim akıllar ülke için ne öneriyorsa, onu yapalım diyoruz. İYİ Parti, bunun için var, iyi ki var.

 

Gelecek hayallerini Türkiye üzerine kuran, her hal ve şartta birlikte yaşama iradesini beyan eden kim varsa, müstakbel bir İYİ Partilidir.Milletimize bakışımız budur.

 

Cumhuriyetçilik de, demokratlık da, muhafazakarlık da, milliyetçilik de bizimdir.

 

Bu başlıklara dair söz söylerken, kimsenin ağzına bakacak değiliz. Bir kıyamet sahnesinden çıkıp, kurduğumuz cumhuriyetimizin, siyasete azık edilmesine, izin vermeyeceğiz !

 

Darağaçlarına çekilmiş demokratlığın, tek adamlık trenine, vagon yapılmasına izin vermeyeceğiz !

Türkün, bayrağı olmuş mukaddesatımızın, din bezirganlarının katığı olmasına, izin vermeyeceğiz !

 

Devletimizin kurucu iradesi olan, tabutluklarda dahi boyun eğmemiş milliyetçiliğin, saraylarda paspas edilmesine, izin vermeyeceğiz !

 

İnsanından, adaleti, hürriyeti, demokrasiyi esirgeyenlerin, ne milliyetçilik, ne de millet sevgisiyle alakası olabilir.Adalet ve liyakata sadakatımız, nitelikli demokrasi arayışımız, Milliyetçiliğimizin esasını teşkil eder.Bu konularda bize sicil notu verebilecek, tek bir kişi bile yoktur.Bu, özgüvenle yürüyeceğiz.

 

Siyasetin aktörlerine, tek tek bakın ve şunu not alın;

 

Bizim geçmişimizde, PKK'yla çözüm ortaklığı yok, FETÖ'yle işbirliği yok, darbe şakşakçılığı yok, hele saray yancılığı, hiç yok.İYİ Parti'nin bagajı, angajmanı, gizli ajandası yok. İYİ Parti,tertemiz bir harekettir. Bu kimlikle milletin emrinde olacağız.Onun bunun çizdiği yollarla, projelere, eş başkanlıkla değil, iktidara, milletimizin kalbinden yürüyeceğiz.Türk Milletini mutlu, Türk Devletini güçlü kılacağız.Açı doyuracak, açığı örteceğiz.Bengi taşlara kazınmış bu idealin peşinden koşmaktan, asla vazgeçmeyeceğiz.

 

"HARUN GİBİ GELİP KARUN GİBİ OLANLARIN PİŞKİNLİKLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ"

 

Ne dedim, en başta; Geldiğimiz yeri unutmayacağız..Harun gibi gelip, Karun gibi olanların pişkinliklerini de, unutmayacağız..İYİ PARTİ genel merkezi, bir fildişi kuleye dönüşmeyecek.

 

İYİ PARTİ, kendi üstüne kapanan, kendi kendini doğrulayan bir kapalı sistem olmayacak.

 

İYİ PARTİ, asla milletle irtibatını koparmayacak. Milletin her ferdinin katkısına imkân tanıyan, açık kodlu bir yapı olacağız.Ve bir kez daha, kesin bir inançla söylüyorum: Başaracağız!

 

"MEVCUT SİYASİ VE EKONOMİK TABLONUN SÜRDÜRÜLEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"

 

Değerli arkadaşlarım;

 

Türk Milleti'nin vereceği göreve hazır olun. Çünkü, mevcut siyasi ve ekonomik tablonun sürdürülebilmesi, mümkün değil. Bakın, daha bir ay dolmadan, Türkiye'ye dayattıkları tek adam rejiminin, acı meyveleri düşmeye başladı.Ekonomi tepetaklak oldu. Hukuk yerle bir. Dış politika fiyasko. Devlet darmadağın. Anayasa'nın askıya alındığı, bir süreçten geçiyoruz. Anlaşılıyor ki, Tayyip Bey'in gönlündeki sistem, komünist idarelerin politbüro sistemidir.

 

"MUHALEFET ÖLÇÜMÜZ, NE OLURSA OLSUN HAKKI SÖYLEMEKTİR"

 

OHAL, olağan hal oldu. Valiler, Ak Parti il başkanı olarak görevlendirildi.Galiba, 'Milletin Adamı'nın içine, bir Führer kaçtı. Millete sürekli dört parmağını sallayan Tayyip Bey, artık beşinci parmağını da açmıştır: Dili, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet derken, ruhu TEK ADAM, TEK ADAM diyor.

 

Değerli arkadaşlar, Biz, 'cihadın en üstünü, zalim idareciye karşı hakkı söylemektir' buyuran, hazreti peygamberin yolundayız.. Muhalefet ölçümüz, ne pahasına olursa olsun, hakkı söylemektir.

 

Ve buradan sesleniyorum;Sayın Erdoğan,, sonda söyleyeceğimi şimdi hemen başta söyleyeyim:

Adaletsizsin!, Basiretsizsin!, Kifayetsizsin!.

Hem aldanıyorsun, hem aldatıyorsun. Kullanışlı müttefikinle ülkeyi içine sürüklediğin, hale bir bak.

 

'Tek adamlığı verirseniz, Türkiye uçacak' dedin. Millet verdi. Döviz, faiz, enflasyon uçtu.

 

Borç, işsizlik, cari açık uçtu. '24 Haziran'da seçilirsem, her şeyi düzelteceğim' dedin. Seçildin, daha beter hale getirdin. Beş bin yıllık devletin hazinesini, maliyesini, FETÖ okulundan yetişmiş Damad Berat’a, teslim ettin. Sizin lale devriniz başladı ama, milletin ekmeği küçüldü, öğünü eksildi.

 

O kadar hukuksuz, güvensiz bir ortam oluşturdun ki, ekonominin canlanması imkânsız. Kendi kendine kurduğun ekonomi teorileri, memleketi batırmak üzere.'Ben ekonomistim' diyorsun. Sen ekonomist değilsin, Muhterem. Sen, 'ekonomik boy bir Muhterissin!'

 

"100 GÜNLÜK EYLEM PLANINDAN BETON ÇIKTI"

Aziz milletim;

Üzülerek söylüyorum ki, Türkiye ekonomisi, iktidarın uyguladığı yanlış politikalarla, çıkmaz sokağa girdi. Ve, sokağın sonu yaklaşıyor.

Bugün, "bize oyun oynuyorlar" diye suçladıkları batılı ülkelerden, yıllar boyunca alınan borçlar, üretime, ihracata değil, ithalat ağırlıklı tüketime, inşaata harcandı. Ne acıdır ki, "100 günlük eylem planı" diyerek, şaşaa ile anlattıkları paketin içinden de, beton çıktı. İktidara ve liderine hatırlatmak istiyorum;

 

Aynı kafayla, 5753 günde bozduğunu, 100 günde tamir edemezsin! Üretmezsen, sadece tüketirsen ve sonunda da tükenirsin.

Kasım ayında Sn. Erdoğan Hükümetlerinin 16. Yılı dolacak. Geride bıraktığımız 16 yıl içinde ne Erdoğan, ne de partisi bir özeleştiri yapmadı. Bu zamana kadar iyi şeyler yapılmışsa, onlar yaptı.

 

"ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ SANAYİ KURULUŞLARINI KELEPİR FİYATINA SATMADILAR MI?"

 

İşler kötüye gittiyse, sorumlusu Siyonizm, Amerika, Avrupa veya dış güçler. Hiç bir şey bulamazlarsa, iktidar onlar, ama sorumlu, muhalefet partileri. Siyonizm, Amerika, Avrupa ya da dış güçler diyorlar ama, ne zaman yurt dışına çıksalar, onlara da, hep "Söylediklerimize bakmayın, yaptıklarımıza bakın" diyorlar. İçeride başka, dışarıda başka konuşuyorlar.

 

Ülkemizin en önemli sanayi kuruluşlarını, kelepir fiyatlarla yabancılara satmadılar mı?

 

"Paranın dini, milliyeti olmaz "demediler mi? Satılan fabrikaların bir kısmı kapatıldı. Arsa yaptılar.Özelleştirilen fabrikaların bir kısmı da, yüksek fiyatlarla el değiştirdi. Satın alanlar da sattıklarında, büyük karlar elde ettiler.Oysa, bu fabrikalar Milletindi.. Kar edilecekse, millet kar etmeliydi. Öyle yapmadılar, ya yabancıyı, ya da yandaşı daha da zengin ettiler. Üretim yapmak yerine, ithalat özendirildi. Türk milletine, Türk sanayicisine, Türk üreticisine değil, hep el aleme çalıştılar..

 

Yerli üreticilerse, yüksek enerji giderleri, yanlış teşvikler nedeniyle, üretime son vermek zorunda kaldı.Ülkemizdeki raflar, ithal mallar tarafından işgal edildi.

 

Tarımda kendi kendine yeten bir ülkeden, nohut, fasulye, buğday, mısır, mercimek, et hatta, saman bile ithal eden ülke haline geldik.

 

"DEVLET İSRAF KAPISI HALİNE GELDİ"

 

Bakın;

Türkiye, beş yüz milyar dolara yaklaşan dış borcu nedeniyle, artık, kredi riski en yüksek ülkelerden biri haline geldi.Ülkemiz dış kredi bulmakta zorlanıyor. Bulunan krediler ise, çok yüksek faizli. Üstelik şantaj için, taviz için kullanılıyor.Sanayici artık, dış kredi kullanarak, yatırım yapamaz durumda.

 

Diğer yandan devlet, bir israf kapısı haline geldi. Lüks ve şatafat devletin her kademesine hakim.

Neymiş, itibardan tasarruf olmazmış. İtibar, milletin kesesinden yaptırıp içine tünediğin saray değildir.

 

İtibar, bulduğun kredidir, ciddiye alınmalıdır. İtibar, önüne gelen yabancı bürokratın, parmağını sallayıp iç işlerine karışamamasıdır. İsraf, almış başını gidiyor. Devlet, lüks araçları, binaları yüksek fiyatlardan kiralıyor.

 

Gelir garantisi verilerek, yaptırılan köprü, otoyol, havalimanı, şehir hastaneleri içinse, büyük paralar garanti bedeli olarak ödeniyor. Yeni sistemde, sözde bakanlık sayısı azaltılıyor gibi gösterilirken, birçok yeni makam ihdas ediliyor.Her bakanlığa, üç dört bakan yardımcısı atanıyor. Devlet kadroları şişiriliyor. Devletin gelirleri azalırken, masrafları hızla artıyor.

 

Dolar altı buçuk, avro yedi buçuk TL oldu. Birçok zammın ertelenmesine rağmen, enflasyon şimdilik %16.

 

"MADEM HEP DOĞRU İŞLER YAPTINIZ, ÜLKEMİZ NİYE BU HALDE?"

 

Değerli Arkadaşlarım;

Gidilen yol, yol değil. Ekonomik göstergeler hızla daha da kötüleşiyor. Açıklanan 100 günlük programda, enflasyona çare yok. Mutfakta yangın var, ama mutfağa çare yok. Sözler, seçimin ertesi günü unutuldu.

 

Mesela, 100 günlük programda, memura sözü verilen, 3600 ek gösterge zammı yok.Ekonomiye yön vermesi gereken bürokrasi, güven vermek şöyle dursun, yatırımcıyı kaçırıyor. Dövizi kontrol etmek için Cumhurbaşkanı, vatandaşın 3-5 kuruşluk birikimlerine göz dikmiş, çağrı yapıyor.

 

Sayın Erdoğan'a bir kez daha soruyorum: Madem siz bu on altı yılda hep doğru işler yaptınız, ülkemiz niye bu halde?Niye çare olarak vatandaşın üç kuruşluk birikimlerine kaldınız? Hiç düşündünüz mü bilmem ama, ülkenin Cumhurbaşkanı olarak siz, vatandaştan döviz bozdurmasını istediğinizde, hatta buna bir milli beka meselesi dediğiniz halde, niçin vatandaşlar döviz büfeleri önünde kuyruk olmadı?

 

Olmadı, çünkü, Cumhurbaşkanı bu yolu daha önce denedi, ona inananlar %50 zarar ettiler.

Şimdi de, onun sözüne itibar etmiyorlar. Ne acı değil mi? İşte itibar böyle bir şey.

İtibar için, tek başına ünvan yetmiyor.. Güvenilir olmak gerekiyor. Güvenilir olmak için de ,işin ehli olmak gerekiyor..

 

"DAMAT BERAT'A TESLİM EDİLEN EKONOMİNİN ATEŞİ BACAYI SARMAYA BAŞLADI"

 

Seçimden önce ne diyordu Tayyip Erdoğan?

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçince;

-Türkiye prangalarından kurtulacak,

-Türkiye ekonomisi uçacak,

-Başkanlık sistemi ile yatırımlar artacak,

-Dolar 3 liraya düşecek,

-Yurt dışından yatırımcılar gelecek.

 

İktidarın propaganda makineleri manşetlerini, köşelerini bu sloganlarla doldurmuşlardı. Şimdi, yeni sisteminin sonuçlarını hep birlikte, acı acı yaşamaya başladık. Damat Berat’a teslim edilen ekonominin ateşi, bacayı sarmaya başladı. Türkiye bu çılgınlığa son vermeli diyoruz.

 

"SAYIN CUMHURBAŞKANINA BURADAN SESLENİYORUM"

 

Devlet kurumları daha fazla yıpranmadan, bu yanlış yoldan dönülmeli diyoruz. Türkiye'nin bir orta Afrika diktatörlüğüne dönüşmesine, mâni olalım.

 

Sn. Cumhurbaşkanına buradan sesleniyorum,

 

Gelin bu hatadan, geri dönün. Bu aklı size verenleri, etrafınızdan uzaklaştırın. Millet bahçelerinde yuvarlanmayı vadederken, Türkiye'yi uçurumdan aşağı yuvarlıyorsunuz.

Seçim sürecinde de öncesinde de, bu sistemin yanlış olduğunu ısrarla belirttim. Bugün, sonuçlarını görüyoruz..

 

Borç vereceğiz diye hava atıyordunuz, ama bu gidişle korkarım Türkiye'yi, IMF'lik edeceksiniz.

Türkiye'yi, 2001'in bile gerisine götüreceksiniz. Sn. Erdoğan, cilan dökülecek, forsun sökülecek.

Seni ilk önce, beytülmalden beslediğin yalakaların terk edecek. Ben bunları söylüyorum ama, bunlarda numara çok. Yarın çıkıp şöyle demeyeceğini kimse garanti edemez;

 

"Biz iktidara gelmeden önce benim vatandaşım 100 dolarını bozdurduğunda 150 lira alıyordu.

Şimdi, 100 dolarını bozdurduğunda 650 lira alıyor." Vallahi der mi, der..

Yıllardır faiz lobisi, döviz lobisi, dış güçler diyerek geçiştirdi. Ama iş geldi mutfaklara dayandı, harçlıklara dayandı artık.

 

Şunu aklından hiç çıkarma Sayın Erdoğan;

 

Tencereler kaynamazsa, kadınlar seni de, lobilerini de, dış güçlerini de yerle bir eder.Millet, yatıp-yuvarlansın diye planladığın Millet bahçelerinde, sen debelenirsin, haberin olsun..

 

Öyle bir düzen kurdun ki, bak ne diyor şair;

"Allah'ın on pulunu bekleye dursun, on kul,

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa,

Yaşasın kefenimin kefili, karaborsa!"

İşte senin kurduğun düzen bu, Sayın Erdoğan. On pulun, dokuzu yabancıya yandaşa, biri vatandaşa..

 

Torununun canı öyle istiyor diye, eğitim sistemini değiştiriyorsun. Alfabeden rastgele harf çekiyor, her seferinde yeni bir sınav ismi uyduruyorsun. Bu millet bunu hak etmiyor.

 

Tekrar ediyorum, onca adam yetiştiren bir ülke, ekonomiden anlamayan, sürekli aldanan, aldatılan, aldandıkça öfkeyle köpürüp, faturayı millete çıkaran bir tek adamı, hak etmiyor!

 

EĞİTİMDEKİ BAŞARISIZLIĞA TEPKİ

 

Aziz Milletim;

George Orwell, ünlü romanı "1984"te ne diyordu? "Geçmiş yok olup gitmişti, geleceği düşlemek imkansızdı."

Bir de bizim iktidarın yaptıklarıyla okuyalım o romanı. İktidar sayesinde, 95 yıllık birikim gitti, yeni nesil artık geleceği düşleyemiyor!

 

Bakın, yakın zamanda sonuçları açıklanan YKS'de, öğrencilerimiz, matematikte 10 sorudan birini, Türk Dili ve Edebiyatı alanında ise 5 sorudan birini doğru cevaplamış. Çocuklarımızın değil, bu 16 yıllık AKP iktidarlarının karnesidir. "Yeni nesiller atalarının dilini anlamıyorlar" diyerek, hamasi nutuklar atan bir iktidarın, eğitim politikasında, öğrenciler günden güne kendi dillerini okuyamaz, anlayamaz oldular.

 

İktidar, eğitimde fırsat eşitliğini yok ederken, bir taraftan da "kendi için" bir nesil yetiştirme gayretiyle, orduyu ve dini yaptığı gibi, eğitimi de siyasallaştırdı. Bu sonuçların tek izahı, iktidar eli ile oluşan kayırmacı tutumdur. İktidar liyakati silerek, yeni nesle, öğrenerek değil, biat ederek bir yere gelebilecekleri inancını yaydı. Yıllardır gördüğümüz de, bunun kanıtıdır.

 

Üst düzey atamalar, her nedense, akrabalık ilişkileriyle yürüyor.. Oysa Peygamber Efendimiz, "iş ehline verilmezse, kıyamet yaklaşmış demektir" diyerek, liyakatsizliğin doğuracağı sonuçları işaret ediyordu.

 

Gençler için kıyamet, hali hazırda yaşanmaktadır. Durmadan değişen sınav sistemi, atanamama korkusu, işsizlik, geleceğe dair duydukları kaygı, gençlerimizin kıyametidir. 40 sorunun ortalama 4 tanesini, ancak cevaplayabilen bir nesil yetiştirdin, ey Erdoğan! Bu senin eserin.

 

Dijital kaynakları engelleyip, bu nesli A habere mahkûm ettin. Sayın Erdoğan, "doğmadan önce gittiğin" 50 kişilik sınıflar hala duruyor. Ama senin için 'müşteri' garantili hastaneler, araba garantili, Deli Dumrul köprüleri, daha önemli.

 

Eğitimle ilgili tek ilken, "nazar değmesin" diye diplomanı milletten saklamak. Başka da bir şeyi umursadığın yok.

 

"DEVLETİ FETÖ'YE REHİN VERİP..."

 

Ne kadar değer varsa, istismar ettin. Ne kadar ihtilaf varsa, körükledin. Ve ne kadar bahane varsa, artık tükettin.

Devleti FETÖ’ye rehin verip sokağa düşürdün, bu aziz millet, devleti sokaktan topladı.

 

PKK ile çözüm ortağı olup, ülkeyi hendeğe sürükledin, Mehmetçik, kanıyla engelledi.

Her şey oldun, her kılığa girdin, ama bir gün, Türk olamadın.

 

Türk milliyetçiliğini sana paspas etmeye kalkan bir ortak bulup, ekran koruyucu yaptın, işi geçiştirdin. Dün şehitlerimize 'kelle' diyordun, bugün elini mübarek naaşlarına koyup, 'idam gelirse imzalarım' diyorsun. Gökten zembille inmeyecek. Tek adam sensin. Getirecek olan sensin.

 

"ALLAH'IN LANETİ PKK'NIN ÜZERİNE OLSUN"

 

Allah'tan kork, bari acılarımızı istismar etme, be kardeşim. 'Yapmayacağınız şeyleri, niçin söylüyorsunuz' diye, buyrulduğunu hatırla.

Eşini, yavru

sunu kaybetmiş Serkan Astsubayın vakarından kendine bir pay biç, bir hisse çıkar, bir ders al.


Bu Haber 224604 Defa Okunmuştur

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ

Haber Arşivi

ÇOK OKUNANLAR

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI



İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :


İçerik Yükleniyor...

FaceBook

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber 2000- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber 2000 Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin millitaraf@hotmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir