http://www.haber2000.com
http://www.haber2000.com
» REZALET .. POLONYA'DAN ALINAN İTHAL ETLERDE "DELİ DANA" HASTALIĞI ÇIKTI

REZALET .. POLONYA'DAN ALINAN İTHAL ETLERDE "DELİ DANA" HASTALIĞI ÇIKTI

 Polonya, yaptığı incelemelerde (Bovine Spongiform encephalatopathie) BSE olarak bilinen Deli dana hastalığına rastlandı.
Paylas
REZALET .. POLONYA'DAN ALINAN İTHAL ETLERDE
Güncel - 27 Mayıs 2018, Pazar 10:16:53
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye’nin Polonya’dan ithal ettiği sığır etinde deli dana hastalığına rastlandığı belirlendi. Bir Tarım Bakanlığı uzmanı, "Tahlil raporları Polonya dilinde yazıldığı için ne yazdığını anlamadık" dedi.
 

Türkiye’nin 2011-2012 yıllarında Polonya’dan ithal ettiği yaklaşık 3 bin sığır etinde “deli dana” hastalığına rastlandığı ortaya çıktı.

 

Bu durum Polonya’nın başlattığı soruşturma kapsamında Türkiye’den adli yardımlaşma talebinde bulunmasıyla öğrenildi.

 

POLONYA'DA SORUŞTURMA

 

Türkiye’de önde gelen et şirketleri ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Et ve Süt Kurumu, 2011-2012 yıllarında Polonya’dan et ithal etti. Toplam ithal edilen et miktarının 3 bin büyükbaş kadar olduğu ifade edildi. Ancak Polonya, yaptığı incelemelerde (Bovine Spongiform encephalatopathie) BSE olarak bilinen Deli dana hastalığına rastlandı.

 

Bunun üzerine soruşturma başlatan Polonya makamları, hastalık şüphesi taşıyan etlerin ihraç edilmesine göz yuman kendi görevlileri ve özel şirketlerini soruşturmaya dahil etti. Et ihraç ettiği ülkelerle temasa geçen Polonya, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’den adli yardımlaşma talebinde bulundu.

 

VAHİM SAVUNMA

 

Bu kapsamda 2011 ve 2012 yıllarında sığırların kesimi için Polonya’ya giderek bu işlem sırasında hazır bulunan Tarım Bakanlığı uzmanlarının ifadesine başvuruldu. Edinilen bilgiye göre; uzmanlar, savcılığa ifadede Polonya’da büyükbaş hayvanlarından kesim sonrası numune aldıklarını ve oradaki firmalarda tahlil yaptırıldığını söyledi.

 

Kesilen büyükbaş hayvanların daha sonra soğuk hava depolarına konulduğunu belirten uzmanlar, “Peki, kesilerek depoya konulan sığırlar size geri verilirken hastalıklı başka hayvan verilmediğine nasıl emin olabiliyorsunuz” sorusuna yanıt veremedi. 

“Tahlil sonuçlarına baktınız mı” sorusuna ise uzmanlar, “Bize sonradan gönderilen tahlil raporları Polonya dilinde yazıldığı için ne yazdığını anlamadık” dedi.

 

Konuyla ilgili Tarım Bakanlığı yetkilisi, Polonya’daki Deli dana salgınını doğrularken, olayın Türkiye ile ilgisi bulunmadığını öne sürdü.

 

Yetkili, “Polonya’da o tarihte böyle bir olay yaşanmış. Oranın bir et analiz firması, başka bir et analiz firmasını ‘Bu şirket BSE testi yapılmadan test yapılmış gibi rapor düzenledi’ diyerek şikâyet etmiş. Polonya da kendi iç soruşturmasını başlatmış. Olay tamamen Polonya’nın kendi iç sorunu. Onlar testten geçirmese dahi biz gelen etleri tekrar testten geçiriyoruz. Bizde olsa zaten bu hastalık ortaya çıkardı” dedi.

 

GÖZLER, İTHAL ETLERE ÇEVRİLDİ

 

Polonya’dan ithal edilen etlerde Deli dana hastalığına rastlanması, gözleri bir kez daha ithal etlerin güvenirliliğine çevirdi. Türkiye, son dönemde artan et fiyatlarını düşürmek için çeşitli ülkelerden canlı hayvan veya karkas et ithalatında bulundu. İthal edilen bu etler, Et ve Süt Kurumu’nun anlaştığı iki markette satılıyor. Ancak bu ithalat, Türkiye’deki et fiyatlarını düşürmeye yetmedi. Polonya da, Türkiye’nin et ithal ettiği ülkeler arasında önemli yer tutuyor.

 

"SİNİR SİSTEMİNİ TAHRİP EDİYOR"

 

Gıda Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık, Deli dana hastalığının en korkutucu hastalıklardan biri olduğunu belirterek “Eğer satılmışsa bu ağır bir zafiyet demek” dedi.

 

Deli dana hastalığının "hayvanın hayvana yedirilmesinin bir sonucu" olduğunu vurgulayan Şık,  bu hastalığın 1996’da İngiltere’de milyonlarca hayvanın imha edilmesiyle sonuçlanan ağır bir krize yol açtığını hatırlattı. Şık, hastalık sürecini şöyle anlattı,

 

"Deli dana hastalığı ilk olarak İngiltere’de 1996 yılında ağır bir krize yol açtı. Hayvanların kesime gönderildikten sonra insani tüketim amacıyla kullanılmayan bazı kesimlerinin (sakatat, kemik, tırnak, kan gibi) öğütülerek tekrar hayvan yemlerine katılarak beslenen hayvanlara o yemlerin yedirilmesi sürecinde, hastalığa neden olan bir etken açığa çıkıyor.

 

Prion. Bu prion, bazı hayvanların beyninde bulunan bir etken. Bu hayvanların beyninin tekrar öğütülerek yemlere katılması ile yayılan bir hastalık. Söz konusu yemlerin yenmesi, bunu yiyen hayvanların dokularının yine yeme karıştırılmasıyla yavaş yavaş, diğer hayvanlara yayılıyor. “Deli dana hastalığı” ya da sığır spongiform (sünger görünümünde) ensefalopati (BSE) bu şekilde ortaya çıkıyor. BSE, insanlarda sinir sistemini ağır biçimde tahrip ediyor.”

 

BSE’nin çok ciddiye alınması gereken, öldürücü bir hastalık olduğunu belirten Şık, “Beyin dokusunu delik deşik eden bu hastalık, konuşma gibi motor becerilerde tahribata yol açıyor. Kas ve kol becerileri zihnin ilk etkilenen kısmı. Titreme ve yürüyememe başlıyor, bilişsel fonksiyonlar azalıyor” dedi.


Bu Haber 698451 Defa Okunmuştur

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum

Haber Arşivi

ÇOK OKUNANLAR

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...
Ankara’ya 5 yıldır tek bir kalıcı eser yapamayan, “Çapsız” Mansur Yavaş; dünyanın en büyük tema parkı olan ANKAPARK’ı, siyasi kin ve ağır kıskançlık psikolojisi ile açıkça harabeye çevirtti. Parkta yapılan 83 hırsızlıklara göz yumduğu gibi şimdi de yerel seçimler arifesinde; parkta ki dinozor ve diğer oyuncakları kaldırıp, atacağını ve bu alanı yeşil alan yapacağını duyuruyor, güya Ankaralıların da görüşlerini aldığı anketi aktarıyor.. İşine geldiği zaman da; yıllardan beri “bu park 14- 16 milyar liraya yapıldı, parayı oyuncaklara gömdüler” gibi ciyaklayıp, siyasi itibar suikastları yaptı, yaptırdı.. Parkı harabeye çevirmesinin tek gerekçesi ise; Ağır siyasi kin.. Melih Gökçek yaptırdı diye.. Şimdi, halkı ücretsiz, otobüslerle parka getiriyor. Niye; Parkın kırılan oyuncakları, harabe görüntüsünü görmeleri için.. Zeka özürlüler, Ankaralı sormayacak mı, “Bu parkı kim bu hale getirdi?” diye Sayın İçişleri Bakanı, Sayın Ankara Valisi.. Bu parkı Melih Gökçek Belediyeye süper görüntülerle teslim etti mi? Etti? Park kimin denetimde idi? Ankara Büyükşehir Belediyesinin.. Başkanlar kimdi? Mustafa Tuna ve Mansur Yavaş.. Peki, 5 yılda bu büyük devasa parkı kim bu hale getirdi? Kim harabe olmasına göz yumdu? Mansur Yavaş.. Şimdi bu parkı tamamen kaldırıyor.. Bu park 14 milyara yapılmış ise, sen kimsin ki devletin bu parasını keyfine, kinine göre çöpe atıyorsun? Evet, Sayın İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi. Lütfen, derhal parka görevlileri gönderip, zarar- ziyan tespitleri yapılmasını ve parkın şuan ki halinin tespitini ve gerekli soruşturma işlemlerinin yapılmasını Ankaralılar adına sizlerden rica ediyorum...
SAYIN, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve ANKARA VALİSİNE “MANSUR YAVAŞ” ÇAĞRIMDIR.. “KAMUYA AĞIR ZARAR VERDİ, YAPILAN MEGA HİZMETİ; SİYASİ KİN İLE HARBEYE ÇEVİRDİ, ŞİMDİ DE ORTADAN KALDIRIYOR”

SON EKLENENLER

Yalaka, tetikçi, omurgasız birçok sözde gazeteci ve yazarlar, fonlanan birçok TV ekranlara çıkınca kendilerini bir halt ve bilgili, üstün bir gazeteci- yazar zannediyorlar.. Oysaki bu ekranlar; onları sadece yapacakları yalakalıkları, söyleyecekleri yalanları ve atacakları iftiraları için ekrana çıkarıyorlar. Bunlardan birisi de Özgür Özel’e, İmamoğlu’na, Mansur Yavaş’a ve tabi ki CHP’ye yalakalık ta sınır tanımayan Yavuz Selim Demirağ. Bu zat aslında aynı zamanda sahte “Ülkücü”.. “Ülkücü olduğum için Askeri okuldan atıldım” diyormuş.. Ben de organik Ülkücü yapıya sahip Türk milliyetçisi olarak diyorum ki; kim ki bölücü ağızlı, milleti Türk-Kürt diye ayrıştırmak için söylemler sarf eden, Kürtlere devlet vaat eden Özgür Özel ve İmamoğlu CHP’sine yalakalık yapıyor, onların organize işlerini savunuyor ise; şerefsizdir, alçaktır ve gafildir.. NOKTA.. Sen de bu gafil yalakalardan birisisin Yavuz Selim Demirağ. Delikanlı isen; dün sana karşı yazdığım yazıya ya adam gibi cevap yazardın veya telefonla sitemini aktarırdın. Veya WhatsApp’tan kabadayılık, küfür yerine delikanlıca yazdıklarıma karşı ne yazacaksan yazardın ama gördüm ki sen adam da değilmişsin, delikanlı da değilmişsin ve Yunan askeri gibi korkup, kaçan, telefonunu bile açamayan aciz bir zavallı imişsin. Ve bil ki, “806” km. Kaçsan da senin kralınla da, seninle de her türlü hesaplaşacağım.
YALANCI, İFTİRACI, OMURGASIZ SÖZDE GAZETECİ YAVUZ SELİM DEMİRAĞ. YOK, ÖYLE YUNAN ASKERİ GİBİ KAÇMAK. “806” Km. KAÇSANDA SENİNLE HER TÜRLÜ HESAPLAŞACAĞIM BİLESİN. HODRİ MEYDAN.

FaceBook

Haber Ara

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber 2000- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber 2000 Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin millitaraf@hotmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir